Dini BilgiGenel Bilgi

ATEŞE GİRMEK İÇİN NE YAPMAK GEREK

GÜNAHKAR MÜMİNLER NE ZAMAN KAFİR OLUR?

 

Kafir olmak çok ciddi bir şeydir.Yaptırımları çok çok ağırdır.o yüzden kuranda mutlaka nasıl kafir olunur açıklanmalıydı açıklanmıştır da ayetlere bakıp düşünelim

Zümer 65 Şirk bütün amelleri siler.
Nisa 48 Allah şirk koşulmasını bağışlamaz
Enam 88 Allah şirk koşulmasını bağışlamaz
Yine Zümer 43,44 gibi bazı ayetlerde şefaat yetkisinin tamamen Allahta olduğu bildirilir
Bakara 217 Nur 39 gibi ayetlerde kafirlerin bütün yaptıklarının boşa gideceği var
Kehf 105 aslında son noktayı koyuyor kafir olmak için Allahın ayetlerini ve ona kavuşmayı inkar etmek gerekir
İşte o zaman Kuran onlar için terazi bile kurulmayacağını söyler.
Bunların dışında kalanlara ise Zilzal suresinde zerre kadar iyilik ve kötülük karşılık bulacaktır der.

Allah onlarca ayetde müminlerle kafirleri ayıracağını bildirmiştir.Bunlardan bazıları şu ayetlerdir
2/38,26/89, 27/89 41/30-32, 21/101-103  2/62,112 5/69, 7/35 6/48 39/61 46/13 38/83-85

Belli başlı ayetler ise şunlardır.

Enam 122 müminlerle inkarcılar ışıkla karanlık gibidirler

Hud 124  kör ve sağır ile gören ve işiten gibidirler

Mümtehine 1-bakara 98 ve bazı ayetlerde kafirlerin düşmanı olduğnu belirtir.Hiç Allahın düşmanım diye belirttiği
grupla günahkar mümin bir olurmu?

Demekki kafirlerle müminler arasında kıyaslanamayacak kadar çok fark var.Peki müminler dediği hiç günah işlemeyenlermi?
Hayır.kurana baktığımızda nebilerin,sahabilerinde ufakda olsa,az da olsa hata yapıp günah işleyebildiklerini görebiliyoruz
Nisa 116 Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun altında olanı, şirkten uzak kalmayı tercih eden kişi için bağışlar.
Kim Allah’a ortak koşarsa derin bir sapıklığa düşmüş olur.

Nisa 31 Size yasaklanan büyük günahlardan uzak durursanız, kusurlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir makama yerleştiririz.

küçük günah işleme ile kafir olunmuyor.Büyük günahlardan hangisi ile kafir olunuyor onu anlamaya çalışalım

Nisa 137 ayet.İman edip sonra inkar edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkar edenleri,
sonra da inkarlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak, ne de onları doğru yola iletecektir.

Yukardaki ayet münafıklardan söz etmektedir.
Aşağıdaki bakara 161 kafirleri daha iyi ortaya koymaktadır

İnkar edip inkarcı olarak ölenler ise hem ALLAH’ın, hem meleklerin ve hem halkın lanetini kazanır.Kafir kelimesi aynı ayetde 2 kere
geçmektedir.İnkar ettiği için kafir oluyor.

A.imran 86 da benzer bir ayet olup öylelerinin zalim olduğunu ve doğru yola iletilmeyeceklerini anlatır
A.imran 90 İman ettikten sonra kafir olup ve küfürlerinde ısrarcı olanların tevbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapkın olanlardır.
Nisa 168 ayetde böylelerine doğru yol gösterilmeyeceğini anlatır.

Maide 17 “ALLAH Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler elbette kafir olmuşlardır. Görüldü ğibi Allaha eş koşanlar bilinenin aksine sadece geçmişteki
puta tapanlar değil.Allahın ötesinde,berisinde kurtarıcı edinenler hem müşrik hem kafir olmuşlardır.Benzer ayet maide 72-73 de de vardır.
onlara hem müşrik hem kafir denmektedir.
Yani Allahın vermediği bir yetkiyi nebilerde olsa onlara yakıştıranları kuran müşrik ve kafir oldular demektedir.Bu son derece önemlidir.
Kimse Allahtan bir rol çalamaz.Şefaat yetkisi kurana göre yalnızca Allahın olmasına rağmen büyük çoğunluk şefaat inancı ile yaşamaktadır.

Muhammed 1-3 ayetlerine baktığımızda da kuran yalnızca kendini hak görmektedir.Diğer kaynaklar her ne olurlarsa olsunlar din adına bağlayıcı olmadığı
gibi aksine kuran onları BATIL olarak görmektedir.Dikkat edilmesi gereken ayetde Muhammede demiyor Muhammede İNDİRİLENE yani kurana diyor.

Muhammed 1-Allah, inkar edenlerin ve Allah yolundan alıkoyanların amellerini boşa çıkarmıştır.
2-İman eden, salihatı* yapanlar ve Rabb’leri tarafından Muhammed’e indirilen “Hakk’a” inanan kimselere gelince, Allah onların kötülüklerini örtüp
durumlarını düzeltecektir.
3-Bunun sebebi, inkâr edenlerin batıla uymaları, inananların da Rablerinden gelen gerçeğe uymuş olmalarıdır. İşte böylece Allah insanlara kendilerinden örnekler vermektedir.

Hac 17 ayet iman edenlerle yahudiler,hristiyanlar vs aralarını ayıracaktır der.

Enam 82 ayet İmanına şirk bulaştırmayanlar güvendedir der.

şuara 89 Allaha temiz bir kalple gelen kurtulur der.

Necm 41,A.imran 185 insana yaptıkları eksiksiz ödenecektir.

Demekki tam bir iman nasıl önemli yukardaki ayetlerden anlıyoruz.Devam edelim Allah başka kimlere kafir diyor

Nisa 150-151

 

Cemal Külünkoğlu Meali
Nisâ Suresi 150. Ayet Açıklaması

Burada inkârcılar dört grupta ele alınıyor: Birincisi; Allah’ı ve elçilerini tümden inkâr edenler ki bunlar ateistlerdir, tanrıtanımaz maddecilerdir.
İkincisi; Allah’a inandığını iddia etmekle birlikte vahiy ve peygamberlik gerçeğini inkâr edenler ve Allah ile elçileri arasında ayırım yapanlarki
bunlar da vahye iman etmeyen ve dini kabul etmeyen deistlerdir. Üçüncüsü Peygamberlerin bazısına iman eden, bazısını reddenler ki bunlar da Yahudi
ve Hıristiyanlardır, çünkü Yahudiler Hz. Musa’ya inanır ama Hz. İsa’nın ve Hz. Muhammed’in peygamberliğini inkâr ederler. Hristiyanlar da Hz. Musa ve Hz.
İsa’ya inanır ama Hz. Muhammed’i inkâr ederler. Dördüncüsü ise; bazen imana bazen de inkâra meylederek iman ile küfür arasında yol tutan ikiyüzlülerdir.
Günümüzde en sık rastladığımız dördüncü gruptakilerdir. Bunlar duruma göre din değiştirir ya da dininden işine geleni alır gelmeyeni tasfiye eder,
kolayına geleni yaşar gelmeyeni kılıfa sokar.

Furkan 65-69 ayetlerine bakarsak direk müminlerin özelliklerini sayarak onların yapmaması gereken şeyleri söylediği 68 ayetde zina, adam öldürme gibi büyük
günahlardan bir kesit sunulmuştur.Bunların cezası diğer ayetlere de baktığımızda ikiside dinden çıkarlar,kafir olurlar dememiştir.Hem dünya hemde ahiret
boyutunda cezalarını bildirmiş mesela adam öldüren ilgili ayetde horlanır,orada kalakalır demiştir.nisa 93 te ise Allahın laneti var,gazabı vardır der.sürekli/
uzun süreli cehennem cezası vardır der(ateş değil)Dünya içinde de mesala kısas vardır der.Hatta bakara 178 de örfe göre varisleri af ederse diyetle de kurtula
bilir der.
A.imran 135 ve bazı ayetlerde müminleri anlatırken bir kötülük yaptıkları zaman ısrar etmemelerini hemen tevbe edip doğruya dönmelerini söylemiştir.Ama kafir
oldular falan dememiştir.

Kafir olmak için ya ataist,deist olacaksın,ya Allaha kuran dışanda kaynaklarla iman ettiğini söyleyeceksin(muhammed 1-3 ve bazı ayetler bunu söyler) yada Allah yolundan
alıkoyacaksın.Çünkü hak yalnızca Rabbimizden gelendir (bakara 147,a.imran 60) doğru yol yalnızca allahın gösterdiği yoldur (a.imran 73)

Nahl 97 ayetde erkek veya kadın inananlara hoş bir hayat yaşatıp yaptıklarından daha iyisiyle mükafat vereceğiz der.

Kafir bir şeyin üzerini örten demektir.Ama günahkar müminler kafir olurmu ne zaman olur onlara bakalım.Bir kişi nefsinin etkisiyle hırsızlık yapsa,namaz,oruç vs terk etse ama Allaha gerektiği gibi iman etse kafir olurmu?
İşte şükürler olsunki kuran bunları ayırmak için başka kelimelerde kullanmıştır.Kafir olması için açık açık yalanlaması gerekir.Ayrıca kafirden ayrı kuran önemli ölçüde yalanlayan (KEZZİBUN) ve  MÜCRİM gibi isimler kullanır ilgili ayetler aşağıdadır

İzin Günü, yalanlayanların vay haline!Ey inkârcılar! Yiyiniz biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız” (Mürselât, 77/45-46); Ayetlerde kezzebin yalanlayan anlamında kullanılmıştır.Ayetin devamlarıda
kurandan başka hangi hadise inanacaksınız diye bitmektedir.

Mutaffiin 11 ayet Bunlar hesap verme gününü yalan sayan kimselerdir.diyerek Kezzebin ismini kullanmaktadır

12- Onu haddi aşan günahkardan başka kimse yalanlamaz. demiştir.Günahkar ise normal sıradan bir günah değil bir imani günah ve arapça “mua’tedin” saldırgan,düşman gibi manalara gelmektedir. sonra devamı olan

16.ayet;Sonra, kesinlikle yakıcı ateşe gireceklerdir. Yalanlayanlar, ateşe gireceklerdir der.

Bunlara MÜCRİM’de  denmektedir.Mücrimi başka ayetlerde de anlamaya çalışalım.Zira önüne gelen insanları şunu yaptın dinden çıktın bunu yapanlar dinden çıkar diye
tekfir etmektedirler.
MÜCRİM “Suçlu/Hakikat ile bağını koparmış” demek olan bu sözcük, “basit suçlu” anlamında değil; “gerçeği yalanlayan nankör, müşrik, sapkın” anlamına gelmektedir.incelemeye devam edelim
Doğrusu suçlular (mücrimin) sürekli kalacakları Cehennem’in azâbı içindedirler” Zuhruf, 43/74); “Doğrusu suçlular (mücrimin) sapıklık ve çılgınlık içindedirler” Kamer, 54/47-48 O gün, yüzüstü ateşe sürüklenecekler:
“Tadın, yakıcı ateşin dokunuşunu!
“Doğrusu âyetlerimizi yalan sayıp onlara karşı büyüklük taslayanlara, göğün kapıları açılmaz; deve iğnenin deliğinden geçmedikçe Cennet’e de giremezler. Suçluları (mücrimîn) böyle cezalandırırız” (el-A’râf, 7/40).
Mücrimler:yalanlarlar, İnkârcıdırlar (-Mürselât, 77/45-46). Kendilerine Allah’ın âyetleri okunmuş fakat inkâr etmişlerdir (el-Câsiye, 45/31). Allah’dan mağfiret dilemezler, tevbe de etmezler; Allah’dan yüz çevirirler (Hûd, 11/52).
Bir kısmı da inandıktan sonra inkâr etmişlerdir (et-Tevbe, 9/66). Kitâb’a da inanmazlar “Suçluların kalblerine böylece Kur’ân’ı sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar…” (eş-Şuarâ, 26/200-202).
Kendilerine Peygamber gönderilmiştir: fakat Peygamber düşmanıdırlar (el-Furkan, 25/31). Bu yüzden, geçmiş milletlerden bazıları helâk edilmişlerdir (Yunus, 10/3). Peygamberimiz’e de deli, şâir gibi sözler sarfetmişlerdir (es-Saffât, 37/33-39).
Âhirete ve âhirette hesâba çekileceklerine de inanmazlar (el-Müddessir, 74/46). Allah’a karşı kulluk vazifesini de gereği gibi yerine getirmezler. İbâdet yapmazlar. Bunun için, kendilerine âhirette, “Sizi bu yakıcı azâba sürükleyen nedir?
diye sorulduğunda şöyle cevap vereceklerdir: “Salat edenlerden değildik. Düşkün kimseyi doyurmuyorduk. Bâtıla dalanlarla biz de dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Ölüm bize o haldeyken geldi” (el-Müddessir, 74/38-47).

Mücrimler, ahlâkî yönden de sevimsizdirler: Büyüklük taslarlar (el-A’raf, 7/132-133; Yunus, 10/75). Kendilerine verilen nimete karşı haksızlık edenlere uyarlar (Hûd 11/116). Bâtıldan yanadırlar (el-Enfâl, 8/8). Hakkı sevmezler (Yunus, 10/82).
Dünya ve âhirette mes’ûd değillerdir (Yunus,10/17). Acelecidirler: Allah’ın azâbını (dünyada) acele isterler (Yunus 10/50). Hîlecidirler: İşleri-güçleri şuna buna hîle yapmak, insanları Allah’ı inkâra ve O’na şirk koşmaya teşvik etmektir (es-Sebe, 34/32-33).
Puta tapanları bile saptıracak kadar azgındırlar (eş-Şuarâ, 26/96-102). İnananlarla alay ederler (el-Mutaffifîn, 83/29). Zâlim kimselerdir (ez-Zuhruf, 43/76). Mücrimlere âhiret gününde sevindirici hiç bir haber yoktur, dünyada yaptıkları da boşa çıkarılacaktır (el-Furkan, 25/22).
Sapıklık ve çılgınlık içindedirler (el-Kamer, 54/47). Aynı zamanda ümitsizliğe kapılacaklardır (er-Rum, 30/12; ez-Zuhruf, 43/75). Sûr’a üflendiği gün gözleri korkudan göğermiş olarak toplanacaklar (Tâ-Hâ, 20/102) ve amel defterleri ortaya konunca, suçlular ondan korkacak ve şöyle diyeceklerdir:
“Vah bize! Eyvah bize! Bu defter nasıl olmuş da küçük büyük bir şey bırakmadan hepsini saymış!.. ” (el-Kehf, 18/49). Allah’ın azâbı kendilerini mutlaka yakalayacaktır (Yusuf, 12/110). Mahşer günü zincire vurulacaklardır (İbrâhim, 14/49) ve suya götürür gibi Cehennem’e sürüleceklerdir (Meryem, 19/86).
Azâb’da ebedî kalacaklar, hiç ara verilmeyecektir (ez-Zuhruf; 43/74-75). Cehennem onlar içindir. Orada ne ölür, ne yaşarlar (Tâ-Hâ, 20/74). Cehennem’de şöyle seslenirler: “Ey nöbetçi, Rabb’in hiç değilse canımızı alsın. ” Nöbetçi: “Siz böyle kalacaksınız” der (ez-Zuhruf, 43/77).
Ateşe mutlaka gireceklerdir: Ondan kaçacak yer bulamazlar (el-Kehf, 18/53). “Orada putlarıyla çekişerek: “Vallâhi biz apaçık sapıklıkta idik; çünkü biz, sizi âlemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; Şimdi şefâatçımız, yakın bir dostumuz yoktur;
keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak derler” (eŞ-Şuârâ, 26/96-102); “Suçluları Rabblerinin huzurunda, başları öne eğilmiş olarak; “Rabbimiz! Gördük, dinledik, artık bizi dünyaya geri Çevir de iyi iş işleyelim; doğrusu kesin olarak inandık”derlerken bir görsen!” (es-Secde, 32/12).
“Kıyamet koptuğu gün suçlular (mücrimin) sadece çok kısa bir müddet kalmış olduklarına yemin ederler. Böylece onlar dünyada da aldatılıp haktan döndürülüyorlardı” (er-Rûm, 30/55). Kendilerine “Âllah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün mü’minlerden ayrılın!” (Yâ-Sin, 36/59).
“Suçlular sîmâlarından tanınırlar da, alın saçlarından ve ayaklarından yakalanırlar” (er-Rahmân, 55/41). “İşte suçluların yalanladıkları Cehennem budur” (er-Rahmân, 55/43) denilir. “…Suç işleyenlere Allah kalından bir aşağılık ve hilelerinden ötürü de şiddetli bir azab erişecektir” (el-En’âm, 6/124).
Azâb o kadar şiddetli olacak ki “…Suçlu kimse o günün azâbından kurtulmak için oğullarını, âilesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülâlesini ve yeryüzünde bulunan herkesi fedâ etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister” (el-Meâric; 70/11-14).

Makale Ahmet Güç beyin de makalesinden de alıntı yapılarak şekillenmiştir.
Kuran bunlara birde EŞKA demektedir.Eşka haydut azgın sapkın gibi anlamlara gelmektedir.Bazı mealistler bunu bahtsız olarak çevirdikleri için çok yanlış bir şekilde anlaşılabilir.Bakalım EŞKA kimlermiş

MÜMİNUN 105-106 Size ayetlerim okunurdu da, onları yalanlardınız, değil mi?” Kezzubun yalanlayanlar kelimesi geçmektedir.Derler ki: “Ey Rabbimiz! Azgınlığımız bizi yendi; biz, zalimler topluluğu olduk. Bunu ister bireysel isterse toplumsal olarak anlayalım.Açık açık yalanlayan diyor
Hac 12-13, Allah’ı bırakıp, kendisine faydası da zararı da dokunamayacak olan şeylere yalvarır. Bu, büsbütün uzak olan sapıklığın ta kendisidir.Dallin kelimesi sapkın anlamına gelmektedir.Bu fatiha suresinde de vardır.Bizi doğru yola ilet sapkınların yoluna değil diye geçer
Malesef Kuran birçok ayetde kendisinin eksiksiz olduğunu,yeterli olduğunu,herşeyin açıklayıcısı olduğunu,dini Allaha has kılmamızı istemesine rağmen çoğunluk kuranı tek kaynak olarak kabul etmez.
Konumuza dönecek olursak EŞKA kelimesi kurandan başka kaynak arayanlarıda içermektedir.
TAHA 123 Kim kurana uyarsa sapmaz (EŞKA olmaz) Ala 11 ayet -Eşka olan kurandan kaçınır Eşka görüldüğü gibi basit bir suçlu değil çok ağır bir suçludur HUD 105-106 Eşka olan ateştedir. Leyl 14-16 – O ateşe, yalanlayıp yüz çeviren bedbahtan(EŞKA) başkası girmez.
İşte Leyl 14-16 zaten her şeyi açıklamaktadır.ATEŞE girmek için en azgın,sapkın,inkarcı olmak gerekir.Zaten bazı ayetler ateşin inkarcılar için hazırlandığını söyler bunu makalemizin ilk bölümlerinde çokça görmüştük.
Ama bazı suçlar Ateşin altındadır.Mesela bazı suçlara cehennem,bazılarına Allahın rahmetinden uzak kalma demiştir.İşte Cehennem ve ateş farkı bariz bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

kafirlerle ilgili aşağıdaki ayetlerde vardır.Bunlar insanı doğru yoldan da alıkoyarlar bakın onlardan bir kısmı

Allah Yolundan Alıkoyanlar ile ilgili ayetler

► De ki: “Ey Ehl-i Kitap! (Kur’ân’ın Allah tarafından indirildiğine) şahitlerken, niçin onu eğri göstermeye yeltenerek iman edenleri Allah’ın yolundan alıkoymaya çalışıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.” (3/Âl-i İmran 99)

► Şüphesiz ki kâfir olan ve (insanları) Allah’ın yolundan alıkoyanlar, (hakka geri dönmeleri zor) uzak bir sapıklıkla sapıtmışlardır. (4/Nisâ 167)

► Onlar ki; insanları Allah’ın yolundan alıkoyar ve o yolun çarpık/eğri olmasını isterler. Onlar ahireti de inkâr ederler. (7/A’râf 45)

► “(Allah’ın yolunun) çarpık/eğri olmasını isteyerek ve O’na iman edenleri Allah’ın yolundan alıkoymak için tehditler savurarak her yolun başına oturmayın. Hatırlayın! Siz az iken sizi çoğalttı. Bozguncuların akıbetinin nasıl olduğuna bir bakın.” (7/A’râf 86)

► Hiç kuşkusuz kâfirler, Allah’ın yolundan alıkoymak için mallarını harcarlar. Harcayacaklar da… Sonra o harcamaları (yüreklerini yakan) bir pişmanlığa dönüşecek, sonra da yenilgiye uğrayacaklar. Kâfirler toplanıp cehenneme sürükleneceklerdir. (8/Enfâl 36)

► Allah’ın ayetlerini az bir paha karşılığında değiştiler ve Allah yolundan (insanları) alıkoydular. Yaptıkları şey gerçekten çok kötüdür. (9/Tevbe 9)

► Allah’a yalan uydurarak iftira edenden daha zalim kim olabilir? Bunlar Rablerine arz olunurlar. Şahitler: “Bunlar Allah’a karşı yalan söyleyenlerdendir.” derler. “Dikkat edin! Allah’ın laneti zalimlerin üzerinedir.” (derler.) (11/Hûd 18)

► Onlar ki; Allah’ın yolundan alıkoyar ve onun çarpık olmasını dilerler. Onlar, ahireti inkâr edenlerin ta kendileridir. (11/Hûd 19)

► Onlar ki; dünya hayatını ahirete tercih eder, Allah’ın yolundan alıkoyar ve onun çarpık olmasını isterler. Bunlar (hakka geri dönmeleri çok zor olan) uzak bir sapıklık içerisindelerdir. (14/İbrahîm 3)

► Kâfir olup da (insanları) Allah’ın yolundan alıkoyanlara (gelince); onların bozgunculuklarına karşılık, azaplarının üstüne bir azap daha katarız. (16/Nahl 88)

► Yeminlerinizi tuzak ve bozgunculuğa alet edinmeyin. Yoksa (istikamet üzere) yere sağlam basmasından sonra ayak kayar ve Allah’ın yolundan alıkoyduğunuz için kötülüğü (azabı) tadarsınız. Ve sizin için büyük bir azap olur. (16/Nahl 94)

► Şüphesiz ki kâfir olan, Allah’ın yolundan alıkoyan ve hem yerlilerin hem de dışarıdan gelenlerin içinde eşit olduğu, tüm insanlar için (kutsal) kıldığımız Mescid-i Haram’dan alıkoyanlar (helak olmuşlardır). Kim de orada yoldan sapmayı ve zulmü isterse ona, can yakıcı azaptan tattırırız. (22/Hac 25)

► Muhakkak ki Allah, içinizden engelleyici olanları ve kardeşlerine, “Bize gelin.” diyenleri bilir. Böyleleri (ancak riya, şöhret gibi sebeplerle) çok az savaşa katılırlar. (33/Ahzâb 18)

► (Allah,) kâfir olup Allah’ın yolundan alıkoyan kimselerin amellerini boşa çıkarır. (47/Muhammed 1)

► Şüphesiz ki kâfir olanlar, Allah’ın yolundan alıkoyanlar ve hidayet kendilerine apaçık belli olduktan sonra Resûl’e başkaldırıp/karşı safta yer alanlar, Allah’a hiçbir zarar veremezler. (Allah,) onların amellerini boşa çıkarır. (47/Muhammed 32)

► Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Resûl’e itaat edin ve amellerinizi boşa çıkarmayın. (47/Muhammed 33)

► Şüphesiz ki kâfir olup, Allah’ın yolundan alıkoyan sonra kâfir oldukları hâlde can verenler; Allah, onları bağışlamayacaktır. (47/Muhammed 34)

► Yeminlerini kalkan edinip Allah’ın yolundan saptırdılar. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır. (58/Mücadele 16)

Şimdi Cehennem ve ateş azabı aynımı makalemiz daha önemli oluyor.Eğerki mümin biri bir Cehennemlik suç işlerse (ateş değil) ve bağışlanmazsa o zaman

YÜZ ÇEVİRMEK NEDİR
Yüz çevirenlerede ateş denmektedir.Bu yüzden direkt bunu incelememiz gerekir.Bakalım kimmiş yüz çevirenler.

Kuranda EARİD Yüz çevirmek ise dikkate almamak,terketmek vs anlamındadır.Bu da yalanlamış saymak anlamına gelir Yusuf 29:Ey yusuf vazgeç anlamındadır.Enam 4 Yüz çevirenlerden bahsederken 5.ayet açıkça yalanlayanlar olanlar anlamındadır.

Hicr 80 de yalanlayan kelimesi geçerken 81 ayet yüz çevirenler diye geçer.Enbiya bir de kelime yüz çevirenler diye geçerken,2.ayet umursamadan dinlerler.3.ayet de ise büyülenmiş beşerin bir sözü diyerek iyice inkarcılar olduğu ortaya çıkmaktadır

Enam 106 da sadece kurana uymamızı ortak koşanlara EARİD (yüz çevirmemizi) söylenerek hem dinin sadece kuran olduğunu anlıyor hemde EARİD in yüz çevirmenin dikkate almama,dinin kaynağı yapmama olduğunu anlıyoruz

SECDE 32 Mücrimin tanımın yukarda gördük yüz çevirenlere Rabbim mücrim diyor.Rabb’inin ayetleri ile öğütlendiği halde, ondan yüz çeviren kimseden daha zalim kim vardır? Kuşkusuz Biz, mücrimlere hak ettikleri cezayı vereceğiz.

Cin / 72:17:Onları bu nimetlerle sınardık. Kim Rabb’inin öğüdünden yüz çevirirse, O da onu çok şiddetli bir azaba uğratır.
Ahkaf / 46:3Gökleri, yeryüzünü ve ikisi arasındakileri gerçek olarak, belirlenmiş bir süre için yarattık. Gerçeği yalanlayan nankörler, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.

görüldüğü gibi yüz çevirmek ciddiye almamak inkarcı olmak,kuranı tek kaynak yapmamaktır

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu