Dini BilgiGenel Bilgi

CEHENNEM VE ATEŞ AYNIMI 17. BÖLÜM

bu bölümde bazı suçların tüm ayetlerine bakacağız

 

Bu bölümde de yine büyük günahlardan sayılan günahların hangisi   ateş hangisi cehennem veya altı cezalar ona bakmaya çalışacağız.Bir fark yaparak ilgili günahın ayetlerin tamamana bakacağız ki hiçbir eksiğimiz kalmasın.Önceki bölümleri okuyanlar İnkarcıların ATEŞ EHLİ olduğunu,yerlerinin sürekli ATEŞ olduğunu onlarca ayetde açık açık söylemiştir.Mesela faiz olarak RİBA diye kuranda geçer.Açık açık onların ATEŞ EHLİ olduğunu söyler.   Bakara 275-276 Riba yiyenler, ancak şeytanın dokunuşuyla çarptığı kimselerin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alışveriş de riba gibidir.” demelerindendir. Oysa Allah, alışverişi helal, ribayı haram kılmıştır. Kim Rabb’inden gelen öğüde uyarak, ribadan vazgeçerse, geçmişte aldığı onundur. Onun kararı Allah’a kalmıştır. Kim tekrar ribaya dönerse, işte onlar ATEŞ ehlidirler ve orada sürekli kalacaklardır.

276-Allah, ribayı yok eder, sadakaları da artırır. Allah, nankörlük ederek günahta ısrar edenleri sevmez.

278-Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının. Eğer Allah’a gerçekten inanıyorsanız, faizden doğan, ancak henüz tahsil etmediğiniz kazançları almaktan vazgeçin.

A.imran 130-Ey iman edenler! Kat kat faiz yemeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

Nisa 161 Yine, yasaklandığı halde, riba almaları ve haksız yoldan insanların mallarını yemelerinden dolayı; Biz; onlardan, gerçeği yalanlayarak nankörlük edenler için, çok acı bir azap hazırladık.

Rum 39 İnsanların mallarında artsın diye ribadan verdiğiniz, Allah’ın katında artmaz. Allah’ın yüzünü dileyerek zekattan verenler, işte bunu yapanlar kat kat arttıranlardır.

Kuranda Riba geçen tüm ayetler bunlardır.Başka hiçbir ayetde RİBA geçmez.Çok açık Bakara 276 da ATEŞ EHLİ geçmiştir.Üstelik onlara bile aynı ayetde ribadan vazgeçenleri Rabbimiz karar bana kaldı diyor.Bunlara zaten Nisa 161 de kafir diyor.

Kuranda Ateş ehli çok büyük azap ve cezalara  maruz kalacağı için bir kişinin hangi suçu işlerse  ATEŞ EHLİ  OLUR o açıklanmalıydı açıklanmıştırda.

Şimdide mesela adam öldürme suçuna bakalım.

  • Bakara Suresi, 178. ayet: Ey iman edenler, öldürülenler hakkında size kısas yazıldı (farz kılındı). Özgüre karşı özgür, köleye karşı köle ve dişiye karşı dişi. Fakat kimin (hangi katilin) lehine, onun (maktulün) kardeşi (varisi veya velisi) tarafından bağışlanırsa, artık (yapılması gereken) örfe uymak (ve) ona (maktulün varis veya velisine) güzellikle (diyet) ödemektir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve bir rahmettir. Artık kim bundan sonra tecavüzde bulunursa, onun için elem verici bir azap vardır.
  • Nisa Suresi, 92. ayet: Bir mü’mine, -hata sonucu olması dışında- bir başka mü’mini öldürmesi yakışmaz. Kim bir mü’mini ‘hata sonucu’ öldürürse, mü’min bir köleyi özgürlüğüne kavuşturması ve ailesine teslim edilecek bir diyeti vermesi gerekir. Onların (bunu) sadaka olarak bağışlamaları başka. Eğer o, mü’min olduğu halde size düşman olan bir topluluktan ise, bu durumda mü’min bir köleyi özgürlüğe kavuşturması gerekir. Şayet kendileriyle aranızda andlaşma olan bir topluluktan ise, bu durumda ailesine bir diyet ödemek ve bir mü’min köleyi özgürlüğe kavuşturmak gerekir. (Diyet ve köle özgürlüğü için gereken imkanı) Bulamayan ise, kesintisiz olarak iki ay oruç tutmalıdır. Bu, Allah’tan bir tevbedir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
  • Nisa Suresi, 93. ayet: Kim bir mü’mini kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse cezası, içinde ebedi kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazaplanmış, onu lanetlemiş ve ona büyük bir azap hazırlamıştır.
  • Maide Suresi, 32. ayet: Bu nedenle, İsrailoğulları’na şunu yazdık: Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur. Andolsun, elçilerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir. Sonra bunun ardından onlardan birçoğu yeryüzünde ölçüyü taşıranlardır.
  • En’am Suresi, 151. ayet: De ki: “Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, anne-babaya iyilik edin, yoksulluk-endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. -Sizin de, onların da rızıklarını Biz vermekteyiz. Çirkin-kötülüklerin açığına ve gizli olanına yaklaşmayın. Hakka dayalı olma dışında, Allah’ın (öldürülmesini) haram kıldığı kimseyi öldürmeyin. İşte bunlarla size tavsiye (emr) etti; umulur ki akıl erdirirsiniz.”
  • İsra Suresi, 33. ayet: Haklı bir neden olmaksızın Allah’ın haram kıldığı bir kimseyi öldürmeyin. Kim mazlum olarak öldürülürse onun velisine yetki vermişizdir; o da öldürmede ölçüyü aşmasın. Çünkü o, gerçekten yardım görmüştür.
  • Furkan Suresi, 68. ayet: Ve onlar, Allah ile beraber başka bir İlah’a tapmazlar. Allah’ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmezler ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa ‘ağır bir ceza ile’ karşılaşır.

Kuranda geçen adam öldürme ile ilgili savaş dışında geçen başlıca ayetler bunlardır.Önceki bölümlerde de örnek verildiği gibi En büyük suçlardan sayılan suçda tek kelime bile ateş geçmemesine karşın gelenek bunları hemen ateş ehli görmektedir.Zaten onlara göre cehennem ve ateş aynı kabul ettikleri için aradaki farkı kesinlikle anlayamamışlardır.Bu cezayıda  kesinlikle küçük görme gibi falan düşünmeyin.Biz aradaki farkı bulmaya çalışıyoruz.Zina suçuna bakalım

  • Nisa Suresi, 15. ayet: Kadınlarınızdan zina edenlerin aleyhinde olmak üzere içinizden dört şahid tutun. Eğer şehadet ederlerse, onları, ölüm alıp götürünceye veya Allah onlara bir yol kılıncaya kadar evlerde alıkoyun.
  • Nisa Suresi, 25. ayet: İçinizden özgür mü’min kadınları nikahlamaya güç yetiremeyenler, o zaman sağ ellerinizin malik olduğu inanmış cariyelerinizden (alsın.) Allah sizin imanınızı en iyi bilendir. Öyleyse onları, fuhuşta bulunmayan, iffetli ve gizlice dostlar edinmemişler olarak velilerinin izniyle nikahlayın. Onlara ücretlerini (mehirlerini) maruf (güzel ve örfe uygun) bir şekilde verin. Evlendikten sonra, fuhuş yapacak olurlarsa, özgür kadınlar üzerindeki cezanın yarısı(nı uygulayın.) Bu, sizden günaha sapmaktan endişe edip korkanlar içindir. Sabrederseniz sizin için daha hayırlıdır. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
  • İsra Suresi, 32. ayet: Zinaya yaklaşmayın, gerçekten o, ‘çirkin bir hayasızlık’ ve kötü bir yoldur.
  • Nur Suresi, 2. ayet: Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüzer değnek (celde) vurun. Eğer Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, onlara Allah’ın dini(ni uygulama) konusunda sizi bir acıma tutmasın; onlara uygulanan cezaya mü’minlerden bir grup da şahit bulunsun.
  • Nur Suresi, 3. ayet: Zina eden erkek, zina eden ya da müşrik olan bir kadından başkasını nikahlayamaz; zina eden kadını da zina eden ya da müşrik olan bir erkekten başkası nikahlayamaz. Bu, mü’minlere haram kılınmıştır.
  • Nur Suresi, 4. ayet: Korunan (iffetli) kadınlara (zina suçu) atan, sonra dört şahid getirmeyenlere de seksen değnek vurun ve onların şahidliklerini ebedi olarak kabul etmeyin. Onlar fasık olanlardır.
  • Nur Suresi, 5. ayet: Ancak bundan sonra tevbe eden ve salihçe davrananlar hariç. Çünkü gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
  • Nur Suresi, 6. ayet: Kendi eşlerine (zina suçu) atan ve kendileri dışında şahidleri bulunmayanlar ise, onlardan da her birinin şahidliği, Allah adına dört (kere yemin) ile kendisinin hiç şüphesiz doğru söyleyenlerden olduğuna şahidlik etmektir.
  • Nur Suresi, 7. ayet: Beşinci (yemini) ise, eğer yalan söyleyenlerdense, Allah’ın lanetinin muhakkak kendi üzerinde olması(nı kabul etmesi)dir.
  • Nur Suresi, 8. ayet: Onun (kadının) da dört kere Allah adına (yeminle) onun (kocasının) hiç şüphesiz yalan söyleyenlerden olduğuna şahidlik etmesi kendisinden cezayı uzaklaştırır.
  • Nur Suresi, 9. ayet: Beşinci (yemini) ise, eğer o (kocası) doğru söylüyor ise, Allah’ın gazabının muhakkak kendi üzerinde olması(nı kabul etmesi)dır.
  • Furkan Suresi, 68-69. ayet: . Onlar, Allah ile birlikte başka bir ilaha yalvarmazlar; Allah’ın haram (saygın) kıldığı cana haksız yere kıymazlar; zina yapmazlar. Bunu yapan kişi, kıyamet günü azabı katlanan ve içinde alçaltılmış olarak [ebedî] kalacağı bir ceza ile karşılaşacaktır.
  •  Ahzab Suresi, 30. ayet: Ey peygamberin kadınları, sizden kim açık bir çirkin-utanmazlıkta bulunursa, onun azabı iki kat olarak artırılır. Bu da Allah’a göre pek kolaydır.
  • Mümtehine Suresi, 12. ayet: Ey Peygamber, mü’min kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira düzüp-uydurmamak (gayri meşru olan bir çocuğu kocalarına dayandırmamak), ma’ruf (iyi, güzel ve yararlı bir iş) konusunda isyan etmemek üzere, sana biat etmek amacıyla geldikleri zaman, onların biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret iste. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
  • Talak Suresi, 1. ayet: Ey Peygamber, kadınları boşadığınız zaman, iddetleri süresinde (temizlendiklerinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz Allah’tan korkun. Onları evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar; ancak açık ‘çirkin bir hayasızlık’ göstermeleri durumu başka. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını çiğnerse, gerçekte o, kendi nefsine zulmetmiş olur. Sen bilmezsin; olabilir ki Allah, bunun arkasından bir iş (durum) oluşturur.

Kuranda geçen tüm zina ayetleri bunlardır.Bu hayasız suça görüldüğü gibi genelde işin dünya tarafına  çeşitli cezalar öngörülmüştür.İşin ahiret tarafında ise FURKAN 68-69 da hor görülme,alçaltılma cezası vardır der.

Kuranda her şey yazmaz.Allah günah işleyenlere dilediği cezayı verebilir diye düşünebilirsiniz.Ama bakın enam 160 da  ne diyor Rabbimiz . Kim (Allah’a) bir iyilikle gelirse ona on kati verilir. Kim de bir kötülükle gelirse sadece misliyle cezalandırılır ve onlara asla haksızlık yapılmaz.Zaten o merhametlilerin merhametlesidir ayeti var.Allah size ne diye azap etsin ayeti var.Böyle bir şey Allahın şanına yakışmaz.Böyle birşeye ihtiyacı yoktur.Furkan 65-69 direk müminlere seslenerek adam öldürme zina Allahtan başkasını duada aracı kılma suçlarını sayarken birde bu kişilere MUHİN AZAP der.Yani alçaltılma,küçük düşürülme cezası.Her şeyi kuranda yazmıyorsa bu neden yazılı.Zaten mesela inkarcı kişi sürekli ateşde kalacak.Adam öldüren sürekli cehennemde kalacak.Ek olarak Muhin azap dediğimiz.aşağılanma cezasıda  olacak

Daha çarpıcı bir örnek daha verelim.Furkan 65-69 da adam öldürme,zina  suçlarını bütün ayetleriyle ele aldık.Ateş azabına rastlayamadık.Ama aynı ayetde geçen Allahtan başkasına dua etme/yalvarma bir imani günahtır.Hac 9 da yakıcı azabın kimlere geleceğini sayıyor. Allah’ın yolundan saptırmak için kıvırıp durur. Onun için dünyada rezillik vardır. Ve ona Kıyamet Günü yakıcı ateşin azabını tattıracağız.

 

Ayetin devamı olan 11.ayet  bunların iki tarafta da kaybettiğini anlatır.İnsanlardan bazıları da iş olsun diye Allah’a kulluk eder. Onun yararına bir şey olursa onunla mutlu olur, eğer bir fitneyle karşı karşıya kalırsa hemen yönünü değiştirir. O dünyada da ahirette de kaybedendir. İşte o apaçık bir kayıptır.

Hac 12 O, Allah’ı bırakıp, kendisine faydası da zararı da dokunamayacak olan şeylere yalvarır. Bu, büsbütün uzak olan sapıklığın ta kendisidir. Görüldüğü gibi basit masum bir dua gibi görülen Maalesef Müslümanların da yaptığı şefaat,yardım vs beklentisi ile yapılan ALLAHTAN BAŞKASINA yapılan YED U diye geçen kelime(dua,yalvarma,tapınma) Rabbimiz onları uzak bir sapıklık olarak bildiriyor.Yed’u arapça abd kelimesi ile türevleri şeklinde geçer sadece dua değil yalvarma,hizmet etme,ibadet etme şeklinde de geçer.

Hac 62 Böyle işte… Allah, (hak ve hakikatin kaynağı) El-Hak olanın ta kendisidir. O’nun dışında dua ettikleri batılın ta kendisidir. Kuşkusuz ki Allah, (zatı ve sıfatları en yüce olan) El-Aliy, (en büyük olan) El-Kebîr’dir. (22/Hac 62)  uzun lafın kısası kurandan başka her şeyin din adına batıl olduğunu bildiriyor.

Allah’ı bırakıp da hakkında hiçbir delil indirmediği ve hiçbir bilgiye sahip olmadıkları şeylere ibadet ediyorlar. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur. (22/Hac 71) burda da zalim diyor.

Furkan 55 Böyle iken, Allah’ı bırakıp kendilerine ne fayda ne de zarar verebilen şeylere kulluk ediyorlar. Zaten kafir, Rabbine sırtını dönen kişidir.

Aynı kelime geçmişteki müşrikler için kullanılmıştır.Bakın şuaara 69- 71 ayetOnlara İbrahim’in kıssasını anlat! İbrahim, babasına ve ulusuna “nelere tapıyorsunuz?” demişti. Onlar: “Putlara tapıyoruz; onlarla ilgilenip duruyoruz” demişlerdi. İbrahim: “Çağırdığınız zaman sizi duyarlar mı ve size bir fayda ve zarar verirler mi?” demişti. Onlar: “Ancak, babalarımızı da böyle yaparken bulduk” demişlerdi. Onlar “Putlara tapıyoruz ve onlara tapmaya devam edeceğiz!” demişlerdi.

Lokman 30Böyle işte… Allah, El-Hak olanın ta kendisidir. O’nun dışında dua ettikleri batılın ta kendisidir. Kuşkusuz ki Allah, (zatı ve sıfatları en yüce olan) El-Aliy, (en büyük olan) El-Kebîr’dir. (31/Lokmân 30)

Görüldüğü gibi Allahtan başkasına dua etmek şefaat vs ne adla olursa olsun Rabbimiz kendine eş koşmak olarak bildiriyor.Cezasıda diğerleri gibi değil Ateş ve en ağır cezalardır.Hac suresinde örneğini verdik.Bunun daha değişik örnekleride var.

Peki şimdi müşriklere,kafirlere bile onlarca kez cezasının ateş olduğunu bildiren Rabbimiz niye Müslümanlarında işleyebilecekleri suçlara ateş demez.Bizleri haşa onlar kadardamı sevmiyor,değer vermiyor.

Şimdide başka günahlara bakalım Mesela az bilinen vasiyete bakalım ateş azabı diye geçiyormu

  • Nisa Suresi, 11. ayet: Çocuklarınız konusunda Allah, erkeğe iki dişinin hissesi kadar tavsiye eder. Eğer onlar ikiden çok kadın ise (ölünün) geride bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Kadın (veya kız) bir tek ise, bu durumda yarısı onundur. (Ölenin) Bir çocuğu varsa, geriye bıraktığından anne ve babadan her biri için altıda bir, çocuğu olmayıp da anne ve baba ona mirasçı ise, bu durumda annesi için üçte bir vardır. Onun kardeşleri varsa o zaman annesi için altıda bir’dir. (Ancak bu hükümler, ölenin) Ettiği vasiyet veya (varsa) borcun düşülmesinden sonradır. Babalarınız, oğullarınız, siz onların hangilerinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilmezsiniz. (Bunlar) Allah’tan bir farzdır. Şüphesiz Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır.
  • Nisa Suresi, 12. ayet: Eşlerinizin, eğer çocukları yoksa, geride bıraktıklarının yarısı sizindir. Şayet çocukları varsa, -onunla yapacakları vasiyetten ya da (ayıracakları) borçtan sonra- bu durumda bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Sizin çocuğunuz yoksa, geriye bıraktıklarınızdan dörtte biri onların (kadınlarınızın)dır. Eğer sizin çocuğunuz varsa geriye bıraktıklarınızdan sekizde biri onların (kadınlarınızın)dır. (Yine bu hükümler,) Edeceğiniz vasiyet veya (varsa) borcun düşülmesinden sonradır. Mirası aranan erkek ya da kadın, çocuğu ve babası olmayan bir kimse olup erkek veya kız kardeşi bulunursa onlardan her biri için altıda bir vardır. Eğer bundan fazla iseler, bu durumda -kendisiyle yapılan vasiyette ya da (varsa) borçtan sonra- üçte bir’de -zarara uğratılmaksızın onlara ortaktırlar. (Bu size) Allah’tan bir vasiyettir, Allah, bilendir, (kullara) yumuşak olandır.
  • Bakara Suresi, 182. ayet: Bunun yanında, kim, vasiyet edenin haksızlığa eğilim göstereceğinden ya da günaha gireceğinden korkup da ikisinin (tarafların) arasını bulup-düzeltirse, artık ona günah yoktur. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
  • Maide Suresi, 106. ayet: Ey iman edenler, sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, vasiyet hazırlanışında, aranızda içinizden adaletli iki kişiyi (şahid tutun.) Veya yolculukta olup size ölüm musibeti gelip çatarsa, sizden olmayan başka iki kişiyi (şahid tutun. İkisini) Şayet kuşkulanacak olursanız namazdan sonra alıkoyarsınız, onlar da (size): “Akraba dahi olsa onu (yeminimizi) hiçbir değere değiştirmeyeceğiz ve Allah’ın şahidliğini gizlemeyeceğiz. Aksi takdirde biz elbette günahkarlardan oluruz” diye Allah adına yemin etsinler.
  • Meryem Suresi, 31. ayet: “Nerede olursam (olayım,) beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe, bana namazı ve zekatı vasiyet (emr) etti.”
  • Bakara Suresi, 181. ayet: Bundan böyle kim onu (vasiyeti) işittikten sonra değiştirirse, günahı elbette onu değiştirenlerin üzerinedir. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.
  • Bakara Suresi, 180. ayet: Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya bilinen (uygun, meşru) bir tarzda vasiyette bulunması -Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir hak olarak- size yazıldı (farz kılındı).
  • Bakara Suresi, 240. ayet: İçinizde ölüp de (geride) eşler bırakanlar, (evlerinden) çıkarılmaksızın, bir yıla kadar yararlanmaları için eşlerine vasiyet (bıraksınlar). Ama onlar, (kendiliklerinden) çıkarlarsa, artık onların maruf (meşru) olarak kendileri için yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah güçlü ve üstün olandır. Hüküm ve hikmet sahibidir.

Allahın öğütlerini elbette mümkün olduğu kadar yerine getirmeye çalışmalıyız.Görüldüğü gibi günah geçiyor ama ayetler oldukça tavsiye niteliğinde ve inkarcı gruba ateş derken ne kadar sert şekilde geçtiğini (ateş köpürtülmüştür,çatlayacak gibidir,müşrikler pisliktir,hayvan gibidir hatta daha aşağılıktır) gördük.Yani bunu yerine getirmeyenlere inkarcı demiyor,ateş ehli demiyor.o yüzden bunların cezasının ateş olması mümkün değildir şimdide içki ve kumara bakalım

  • Bakara Suresi, 219. ayet: Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: “Onlarda hem büyük günah, hem insanlar için (bazı) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından daha büyüktür.” Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: “İhtiyaçtan artakalanı.” Böylece Allah, size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz;
  • Maide Suresi, 90. ayet: Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz.
  • Maide Suresi, 91. ayet: Gerçekten şeytan, içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi, Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?

Görüldüğü gibi günahtır der.Haram bile demiyor Zararları yararlarından daha çoktur.der Ama  inkarcılarınki gibi ateş ehli,kafir falan demiyor.

Sevgili kuran dostları zaten kuranda ateş geçen,azap geçen,ateş ehli geçen tüm bölümleri ilk 15 bölümde tekrar tekrar inceleyerek konuyu araştırdım.Bu 17.bölümde bu işin sağlaması oldu.Yine gördük ki birkaç suç hariç( yetim hakkı,zulümle kul hakkı,evinden,yurdundan çıkarma vs) gibi  suçlar hariç günahkar müminler için  ateş azabı denmez.Üstelik bu suçları işleyenlerede kafir,ateş ehli ve  vs demez.16.bölümde gördüğümüz gibi sürekli azap denilen halid,ebed dışında MUKİM EBKA,AZABUL EKBER,SUUL AZAP ve yakıcı azap anlamına gelen HARİK azap denmez.

Peki müminlerin müminliği ne zaman düşer,ne zaman dinden çıkar inkarcı olup çok acıklı azaplara maruz kalırız bunun için ayrı bir makale var isteyenler oradan okuyabilirhttps://www.iyibilgi.web.tr/muminler-atese-girermi-ne-zaman-girer/

 

önceki bölümleri https://www.iyibilgi.web.tr/cehennem-ve-ates-aynimi-buyuk-aldatiliyoruz/ okuyabilirsiniz

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu